eşkiya
Where the wild things are
Napoleon Dynamite
Jared ve Jerusha Hesse çiftinin yazdığı film. Daha önce jeneriğini görüp bayılmıştım ama izleyene kadar yıllar geçti. Çoğu filmde nerd lan bu, ahaha losera bak diye eziklenen anti-kahramanlar olur ya bu filmde onlardan biri kahraman. Onun hikayesini izliyoruz, en çok ona yakın hissediyoruz. Gerçi diğer karakterler de bence efsane. Hepsi ayrı ayrı inceleme altına alınmalı izlerken. Pedro Sanchez, Rico amca, Kip, büyükanne, bahçede yaşayan lama... İnsanın ömrüne ömür katar öyle bir aile =) Film bitince hooop diye kapamayın bekleyin sonuna kadar. Creditsten sonra devam ediyor zira...
Radio Days
1987 yapımı Woody Allen filmi. Radyonun kitle iletişim aracı olarak günlük hayatta önemli rol oynadığı 40lar, Allen'in çocukluğu. Film boyunca oyunculardan birinin sesine kafayı taktım bunu nerden tanıyorum diye. Hayır İngilizce konuşan kaç tane tanıdığım var ya da deli gibi izleyip sesine alıştığım kaç dizi, film oyuncusu var ne alaka bu kadın diye düşünürken filmi bitirdim. Sonra Marge Simpson'ı seslendiren kadın olduğunu öğrendim ekşiden... Evet tekrar izleyeceğim =)
İspanyol Pansiyonu
Les Poupees Russes isimli bir Klapisch filminin bu
filmin devam niteliğinde olduğu.
Dancer in the dark
Laes von Trier'in müzikali. Björk'ün canlandırdığı Selma karakterinin hayal müzikali. Bir fabrikada çalışan, oğluyla karavanda kalan, kör olmak üzere olan, ek işlerle biraz daha fazla kazanmaya çalışan, deli gibi para biriktiren ve oğlunun ihtiyacı olacağı ameliyat için para denkleştirmek için didinen, sonrasında uğradığı iftira, parasını kaptırmamak uğruna işlenen cinayet, hapishane, hücre ve darağacı. Kısacası ömür törpüsü... Hayatta, gerçekten kaşındığım anlarda, kendi kendime mutsuzluklar çıkardığımda, izleyebileceğim bir film. Yazacak ne kadar az şey ve düşünecek ne kadar çok şey var...
The Cat Returns
Kiki's delivery service
1989 yapımı bir Miyazaki filmi. 13 yaşına gelen Kiki cadılık eğitiminin bir parçası olan kendi ayakları üzerinde durma hadisesi sebebiyle evinden ve ailesinden ayrılarak bilmediği bir şehire gitmeye karar verir. Ailesi de cadı olduğundan makul olan bu kararı uygulamak için Kiki sadece kedisi ve babasından aldığı radyo ile evinden ayrılır. Yerleştiği şehirde hiç cadı yoktur ve Kiki çalışacak bir fırın bulur ve üst katta kalabileceği bir odaya da kavuşmuş olur. Kendi işini kurması biraz tesadüfen de olsa kuryelik Kiki'nin hem zorlanmadan yapabileceği hem başarılı olabileceği tek iştir sonuçta. Yeni arkadaşları, kedisinin başka bir kediye aşık olması, Kiki'yi kahramanlık mertebesine yükseltecek bir kaza, Kiki'nin korkuları ve karşılaştığı engelleri aşması gibi bir çok yeni şey Kiki'nin hayatındaki değişikliklerdir.
New York I love you
New York'ta olan ama bitmeyen 15 hikaye daha doğrusu hikayecik ya da kocaman hikayelerin ufak kesitleri... 15 yönetmenin ortak çalışması. Benim için en önemli özelliği Uğur Yücel'i bu kadar sevip neden bütün filmlerini izlemediğimi düşündürtmesi ve harekete geçirmesi. Birbiri içerisine girmiş öyküler, kesişen yollar, farklı hayatların ortak paydaları gibi düz bir mantıkla olacakları bekledim ama tam olarak böyle olmadı. Peşpeşe sıralanmış hikayeler gibiydi ama birkaç tanesi bölünerek diğerlerinin aralarında kurgulanmıştı. Bazı hikayelerdeki insanlar karşılaştı diğerleri kendi anlatıları içerisinde kaldı. Bazılarını tekrar görmeyi umdum, bazılarında bu olay burda kalsın dedim. Anlayamadığım, anlamak için kafa yormayıp nasıl olsa bir yerlerde ben bunu çözerim diye düşünüp diğer hikayelere daldığım için bazı yerler bende kayıp açıkcası. Bir hikayede durgunluk yetiyorken ve verdiği his daha önemliyken bir başkasında ufak bir çarpışmanın ardından arka arkaya gelen detaylar daha dikkatli izlenmesi gereken bir hikayeyle başbaşa olduğumuzun sinyallerini veriyordu. Sakin kafa, sağlam bir dikkatle bu film de tekrar izleneceklerin arasında yerini aldı...
raging bull
freaks
kırık kucaklaşmalar

Los Abrazos Rotos, Pedro Almodovar'ın son filmi. Kırık kucaklaşmalar olarak çevrilen bu film, yine hem renkleriyle hem müzikleriyle çok sevdiğim bir Almodovar filmi oldu.
9.99
Stop motion işler büyük bir emek ve zaman gerektirdiğinden bence çok kıymetlidir.
Gadjo dilo
Tony Gatlif'in çingenelerin yaşamını konu alan filmlerinden biri... Kendisi de bir çingene olan Cezayir asıllı Gatlif hem yazmış hem yönetmiş.
Roman Holiday
Roman Holiday filmi 1953 yapımı siyah-beyaz bir film ve tüm zamanların en romantik 20 filmi arasında diye duymuştum. Bunun doğrulunu araştırırken IMDB'de en iyi romantik filmler arasında göremedim ama ilginç bir bilgiye ulaştım. Şimdi şöyle bir durum var ilk 50'de, 8.4 oy oranıyla 13. sırada Kibar Feyzo var. Eternal Sunshine of Spotless Mind'ın hemen altında. En yakın zamanda izlemem lazım çünkü senelerdir izlemediğim bir film bu ve hiç hatırlamıyorum. Roman Holiday'e dönecek olursak film Audrey Hepburn'e ilk Oscar'ının kazandırmasının dışında onun ilk ciddi rolüdür.










