Milos Forman'ın yönetmenliğini yaptığı Amadeus
defalarca izlemeyi düşündüğüm çarpıcı bir film. Bir Mozart hikayesi izleyip, o dönemin kültür ve din referanslarına doyarım sanıyordum. Filmin adının Amadeus olması zaten beni kronolojik sırayla bir şeyler izlemeyeceğime ikna etmişti. Bir insan olarak Amadeus muhakkak çok farklı şeyler gösterecekti ama bu sadece onun hayatı da değil. Kraliyet sanatçısı olan Salieri'nin hırs, kıskançlık, takıntı ve kompleksleri çok insanca, insana ait duygular ama dozu çok fazla. Tanrıyı sorgulama tarzını, hayatı kendisine zehir etmesini ve müziğin aşk mı yoksa onu ezen bir beton mu olduğunu anlayamadım. Çaresizliğinin boyutu tanrıya savaş açmasına sebep olacak kadar büyükmüş. Filmde içimi acıtan çok fazla nokta oldu. Karısının parayla bozmuş olduğu kafası, babasına olan acımazsızlığı, Amadeus'un günden güne bozulan ruh ve beden sağlığı, cenaze gününün olmazsa olmazı karanlık bir hava ve yağmur, ardından toplu bir mezara pat diye bırakılan bedeni ve üstün körü fırlatılan kireç, requiem'i yazdırdığı son anları, Salieri'nin kaldığı hastanedeki insanların yaşadığı koşullar, zincirler, kafesler... Akılda filmden geriye en çok Amadeus'un o muhteşem kahkahası kalıyor bir de.
imdb puan:9
0 yorum:
Yorum Gönder